Bylog
• 7/4/2008 - İnternet: "Cep kadar küçük, kıtalar kadar büyük..."
İstediği her şekle bürünebiliyor...
İstediği her mekana girebiliyor...
Dünyanın her yerine ışık hızıyla gidebiliyor...
En gizli yazışmaları, en meçhul bilgileri biliyor...
Kabloların arasından gidebilecek kadar küçük,
Bir ayağı Afrika'da iken, bir ayağı Amerika'da olabilecek kadar büyük...
Cebe girebilecek kadar küçük,
Masaya sığamayacak kadar büyük...
"İnternet, iyi misin kötü müsün?
Biten dünyanın öyküsü müsün?"
|
Yorum (0) :: Bağlantı
|
• 7/4/2008 - Basın: "En büyük kalkan..."
Gerek, bilgisayarımızda, gerek televizyonumuzda, gerek parmaklarımızın uçlarında, gerek sokak başlarında, gerek duvarlarda, gerek telefonumuzda, gerek radyomuzda... Basın, hangi yolla olursa olsun, evimize, iş yerimize, okulumuza hatta cebimize bile girerek bizi buluyor. Ve sesi, görüntüsü, hissi, kokusu, tadıyla beynimize işliyor. Beş duyu organımıza hükmederek fikirlerimizi kendi fikirler çemberi içine alıyor.
Fikrimiz, düşüncemiz, ilkemiz bizim kalkanlarımız olmuştur her zaman... Orta çağda Fatih'in İstanbul'u fethinde, Atatürk'ün cumhuriyeti kuruşunda, Çanakkale'de yiğitlerimizin kanıyla yazdığı destanda... Her zaman fikir kalkan olmuştur onlara. İçinde bulunduğumuz Yeni Çağ'da bile fikir hükmediyor her zaman. Ve fikri bir mıknatıs gibi kendine çeken basın da önemli bir role bürünüyor.
Halkımızı bir araya getiren, insanlarımızı bir amaç içinde birleştiren basın olacaktır. Topraklarımızın çevreleyen sert metalden bir kale olacaktır bazen, bazen de içi boş dolduruşlardan koruyan bir kalkan...
Basın, kaledir, kalkandır, sığınaktır her zaman,
Bazen dedektif olur, bazen süper kahraman...
|
Yorum (0) :: Bağlantı
|
• 7/4/2008 - Kitap: "Canayakın sayfa demeti..."
Küçükken, annemiz bize bir masal anlatırken elinde tuttuğu sayfa demetidir...
Orta okulda, sınavların cevap anahtarıdır...
İş hayatında, danışmandır...
Ve yaşlandığımızda, en iyi dost, en sadık sırdaş, en canayakın arkadaştır...
Kitap, kimi zaman bir pencere olup, yazarın kendi filtresi altında hayata açılır; kimi zaman bir şikayet kutusu olur, kusar dertlerini yazarın; kimi zaman bir gözlük olur, hayatın gerçek yüzünü gösterir.
Kitap, beş harften oluşan bir nesne midir sadece?
Kimi zaman bir güneş olur, kimi zaman bilmece...
|
Yorum (0) :: Bağlantı
|
• 6/4/2008 - Çizgiroman: "Fikrinle boya..."
Ders çalışırken yanımıza gelen annemiz, kaytarmak için volkman dinlerken bizi gördüğünde, ilk önce bizi azarlar ve daha sonra başımızı okşayarak şöyle der: "Bizim zamanımızda yoktu böyle aletler; kitaplarımızın arasına Texas, Tommiks koyar onları okurduk.
Televizyonun karşısına geçip çizgi film izlerken, babamız önce televizyona bakar ve sorar "Ne bu? Spiderman mı?". Çizgi filmin akışına kaptırmış bir şekilde cevap verirsin "Hı-hı, evet Spiderman" sonradan farkına varırsın "Nerden biliyorsun Sipderman'ı". Babanız anlatmaya başlar "Bizim zamanımızda ne televizyon vardı, ne de bilgisayar. Hep Zagor, X-men, Spiderman okurduk."
Ve şimdi izlediğimiz çizgi filmlerin ataları, babanız aracılığıyla elinzde duruyor. Çizgi romanın sayfalarını çeviriyorsunuz ve başlıyorsunuz okumaya. Daha sonra çizgi filmin başına geçtiğinizde aradaki farkı anlıyorsunuz. Çizgi roman karelerinin arasındaki boşluklar, size boyamanız için verilmiş. Ama basit boya kalemleri ile değil fikrinizle...
İşte çizgi roman ile çizgi filmin farkı bu dersiniz. Çzigi romanı siz seslendirirsiniz, çizgi filmde başka biri; çizgi romanda kareler arasını kendiniz doldurursunuz, çizgi filmde, çizer...
"Çevirirken sayfaları, bak karelere, oku doya doya.
Boya kaleminle veya fırçanla değil, fikrinle boya..." |
Yorum (0) :: Bağlantı
|
• 6/4/2008 - İlk Yazı
Sonbahar, düşen ilk yaprak; ilkbahar, açan ilk çiçek; kış, süzülen ilk kar tanesi ve blog, kafamdan parmaklarıma, parmaklarımdan ekranıma ve ekranımdan ekranınıza düşen, açan, süzülen ilk yazı...
Her kavram, fikir ve madde, vektöreldir. Bir başlangıç noktası, yönü ve doğrultusu vardır. Başlangıç noktası olmazsa fikrin dağılır, değişir ve bu soğuk düşünce rüzgarında büzülerek sonsuza karışır. Yönü olmazsa kavramın, fikir duvarları arasından sıyrılamaz, ya çarparak yok olur ya da onlara katılarak benliğini yitirir. Ve maddenin doğrultusu olmazsa, her yalpaladığında benliğinden bir benlik kaybeder ve yolun sonunda ulaştığında nihayet, yalnızca başlangıç noktası kalmıştır geriye...
"Eğer yıkılırsa fikir kalem bu soğuk ve hiçlikte kaybolmuş rüzgardan,
Bırakır yazımı, kırarım kalemi, dönmem yıllar da geçse aradan..."
|
Yorum (0) :: Bağlantı
|
|
|
|
Hakkımda
Her kavram, fikir ve madde, vektöreldir. Bir başlangıç noktası, yönü ve doğrultusu vardır. Başlangıç noktası olmazsa fikrin dağılır, değişir ve bu soğuk düşünce rüzgarında büzülerek sonsuza karışır. Yönü olmazsa kavramın, fikir duvarları arasından sıyrılamaz, ya çarparak yok olur ya da onlara katılarak benliğini yitirir. Ve maddenin doğrultusu olmazsa, her yalpaladığında benliğinden bir benlik kaybeder ve yolun sonunda ulaştığında nihayet, yalnızca başlangıç noktası kalmıştır geriye...
Bağlantılar
• Ana Sayfa
• Profilim
• Arşiv
• Blog RSS
Kategoriler
DenemeDüz YazıFıkraGezi YazısıGünlükMakale
Arkadaşlar
|
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:1
Son Sayfa | Sonraki Sayfa
|
|