Bylog

• 7/4/2008 - Basın: "En büyük kalkan..."

Kategori: Deneme

Gerek, bilgisayarımızda, gerek televizyonumuzda, gerek parmaklarımızın uçlarında, gerek sokak başlarında, gerek duvarlarda, gerek telefonumuzda, gerek radyomuzda... Basın, hangi yolla olursa olsun, evimize, iş yerimize, okulumuza hatta cebimize bile girerek bizi buluyor. Ve sesi, görüntüsü, hissi, kokusu, tadıyla beynimize işliyor. Beş duyu organımıza hükmederek fikirlerimizi kendi fikirler çemberi içine alıyor.

 

Fikrimiz, düşüncemiz, ilkemiz bizim kalkanlarımız olmuştur her zaman... Orta çağda Fatih'in İstanbul'u fethinde, Atatürk'ün cumhuriyeti kuruşunda, Çanakkale'de yiğitlerimizin kanıyla yazdığı destanda... Her zaman fikir kalkan olmuştur onlara. İçinde bulunduğumuz Yeni Çağ'da bile fikir hükmediyor her zaman. Ve fikri bir mıknatıs gibi kendine çeken basın da önemli bir role bürünüyor.

 

Halkımızı bir araya getiren, insanlarımızı bir amaç içinde birleştiren basın olacaktır. Topraklarımızın çevreleyen sert metalden bir kale olacaktır bazen, bazen de içi boş dolduruşlardan koruyan bir kalkan...

 

Basın, kaledir, kalkandır, sığınaktır her zaman,

Bazen dedektif olur, bazen süper kahraman...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

Her kavram, fikir ve madde, vektöreldir. Bir başlangıç noktası, yönü ve doğrultusu vardır. Başlangıç noktası olmazsa fikrin dağılır, değişir ve bu soğuk düşünce rüzgarında büzülerek sonsuza karışır. Yönü olmazsa kavramın, fikir duvarları arasından sıyrılamaz, ya çarparak yok olur ya da onlara katılarak benliğini yitirir. Ve maddenin doğrultusu olmazsa, her yalpaladığında benliğinden bir benlik kaybeder ve yolun sonunda ulaştığında nihayet, yalnızca başlangıç noktası kalmıştır geriye...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS

Kategoriler

Arkadaşlar

Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa